Arçelik, suyu üretimden tüketime kadar ele alan yeni stratejisini açıkladı. Şirket, ‘Her Damla Değerli: Fabrikadan Eve’ yaklaşımıyla suyun önemine dikkat çekiyor. Yapılan açıklamaya göre, Arçelik, operasyonlarında su tüketimini azaltan yöntemler ve geliştirdiği teknolojilerle, kullanıcıların suyu daha verimli kullanmalarına yardımcı oluyor.
Son beş yılda uyguladığı geri kazanım ve yağmur suyu yeniden kullanım projeleri sayesinde yaklaşık 1 milyon metreküp su tasarrufu sağladı. Bu tasarrufun 721 bin metreküpü geri kazanım, 259 bin metreküpü ise yağmur suyunun yeniden kullanımı ile elde edildi. Şirket, su yönetiminde yalnızca kaynak tüketimini azaltmayı değil, aynı zamanda suyun yeniden kazanımını ve döngüye dahil edilmesini de hedefliyor.
Arçelik, 2024 yılı baz alındığında ürün başına su kullanımını 2030’a kadar yüzde 10, 2040’a kadar ise yüzde 25 azaltmayı amaçlıyor. Ayrıca, üretimde kullanılan suyun geri kazanım oranını 2030’da yüzde 25, 2040’ta ise yüzde 35’e çıkarmayı planlıyor.
Şirketin su yönetimindeki somut adımlarından biri, Bolu’daki pişirici cihazlar işletmesinde hayata geçirilen atık su arıtma ve geri kazanım tesisi. Geçen yıl devreye alınan bu tesis sayesinde bir yıl içinde 65 bin metreküpten fazla su geri kazanıldı. Proje, Türkiye’de suyun yeniden kullanımı konusunda referans model olarak gösteriliyor.
Arçelik, su yönetimini sadece üretimle sınırlı tutmuyor; tüketicilerin günlük yaşamında da etkili olmayı hedefliyor. ‘SaveWater’, ‘WaterMode’, ‘SenseWash’ ve ‘SensorAdapt’ gibi teknolojilerle kullanıcıların su tüketimini azaltmalarına yardımcı oluyor. Ayrıca, ‘HomeWhiz’ ekosistemindeki ‘Water Manager’ özelliği ile kullanıcılar su ve enerji tüketimlerini anlık olarak izleyebiliyor.
Şirket, suyun korunmasının kolektif bir yaklaşım gerektirdiğine inanarak, küresel işbirliklerine de katkıda bulunuyor. ‘CEO Water Mandate’ destekçisi olan Arçelik, su yönetimi alanında global etki yaratmayı hedefliyor.
Arçelik Sürdürülebilirlikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özkadı, suyun yalnızca korunması gereken bir kaynak değil, doğru yönetildiğinde yeniden kazanılabilen bir değer olduğunu vurguladı. Özkadı, son beş yılda sağladıkları tasarruf ve geri kazanım yatırımlarının bu dönüşümün somut bir kanıtı olduğunu belirtti.



