Barrack, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir askeri operasyon düzenleyip düzenlemeyeceğine ilişkin soruya, bu hafta sonunu işaret ederek bunun “kesinlikle” mümkün olduğunu söyledi.
Ancak Başkan Donald Trump’a Barrack’ın sözleri sorulduğunda farklı bir tablo ortaya çıktı. Trump, böyle bir saldırı planından haberdar olmadığını söyledi.
Barrack ayrıca Washington yönetiminin İran’da rejim değişikliğini hedeflemediğini, Trump’ın Tahran ile anlaşmaya açık olmaya devam ettiğini ifade etti.
ABD istihbaratından İran uyarısı
Gerilimi artıran bir başka gelişme ise ABD istihbaratından geldi.
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Jay Clayton’ın 23 Ekim tarihli değerlendirmesinde, İran’ın ABD personelini hedef almaya yönelik girişimlerini önemli ölçüde artırdığı belirtildi.
Raporda, ABD vatandaşlarına yönelik ölümcül saldırı planlarının Orta Doğu’nun yanı sıra bazı başka ülkelerde de “ileri aşamalara” ulaştığı uyarısında bulunuldu.
Washington yönetimi, bölgedeki güvenlik risklerinin artması üzerine Suudi Arabistan’daki diplomatik temsilciliklerinde görev yapan zorunlu olmayan personel ve ailelerinin ülkeden ayrılması yönünde adım attı. ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca Körfez ve Orta Doğu’daki çok sayıda ülkeye yönelik seyahat uyarılarını güncelledi.
Hürmüz Boğazı da gerilimin merkezinde
İran bağlantılı güçlerin bölgedeki faaliyetleri ve Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik saldırılardaki artış da Washington’ın güvenlik endişelerini büyütüyor.
İran ise ABD’nin yeniden geniş çaplı askeri saldırılar düzenlemesi halinde daha güçlü karşılık verebileceği mesajını veriyor.
Washington ve Tahran’dan gelen karşılıklı açıklamalar, bölgede yeni bir askeri tırmanma yaşanabileceği endişelerini artırırken, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir operasyon kararı aldığına ilişkin henüz resmi bir açıklama bulunmuyor.
Kaynak: The Washington Post


