Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açarak küresel enerji arzını etkiledi. Türkiye, bu bağlamda Irak petrolü ve Katar doğalgazını dünya pazarlarına ulaştıracak projeleri yeniden gündeme getirdi. Türkmen doğalgazını Avrupa’ya iletmek için de çalışmalarını sürdüren Türkiye, bu projelerle bölgeyi Doğu ve Güney Avrupa’ya bağlamayı hedefliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı konuşmada, savaşın enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaşımında alternatif rotalar arayışını hızlandırdığını vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin enerji ve bağlantısallık alanında vizyon projeleriyle komşularıyla iş birliği yapma niyetinde olduğunu ifade etti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise, son dönemlerdeki jeopolitik çatışmaların yeni bir enerji mimarisine ihtiyaç doğurduğunu belirtti. Bayraktar, Türkiye’nin bu süreçte üç ana önerisi olduğunu açıkladı.
İlk öneri, Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı’nın Basra’ya uzatılmasıdır. Irak, petrolünün büyük bir kısmını bu bölgede üretmektedir ve hattın genişletilmesi, daha fazla Irak petrolünün güvenli bir şekilde dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacaktır. Türkiye ile Irak arasında yeni hatlar kurma görüşmeleri 2021 ve 2022 yıllarında başlamıştı.
İkinci öneri ise Katar’dan Türkiye’ye doğalgaz boru hattı inşa edilmesidir. Bayraktar, bu projenin teknik ve ticari olarak gerçekleştirilebilir olduğunu belirtti. Katar, dünya doğalgaz rezervlerinin önemli bir kısmına sahip ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda alternatif bir ulaştırma yolunun olmaması sıkıntı yaratıyor.
Üçüncü öneri ise Türkmenistan doğalgazının Hazar Denizi ve Azerbaycan üzerinden Türkiye’ye ve oradan da Avrupa’ya taşınmasıdır. Türkiye, yıllardır bu projeyi geliştirmeye çalışıyor. Türkmenistan, büyük doğalgaz rezervlerine sahip olmasına rağmen, mevcut anlaşmalar ve bölgesel sorunlar nedeniyle projeler ilerlemekte zorlanıyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve İran’a uygulanan ambargo, küresel petrol fiyatlarının artmasına neden oldu ve enerji tedarikinde ciddi sorunlar yarattı. Ayrıca, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali de enerji alanında alternatif kaynaklara yönelmeyi zorunlu kıldı.



