ABD ulusal borcunun 40 trilyon doları geçmesi, kiralık konut pazarında önemli değişimlere neden oldu.
İlk Trilyon: 2008’de Düşen Talep
ABD, 2008 yılı Eylül ayının son gününde ulusal borcunu ilk kez 10 trilyon dolara çıkardı. Bu dönemde, Lehman Brothers’ın iflası ve Fannie Mae ile Freddie Mac’in devlet kontrolüne alınması, konut pazarında ciddi bir etki yarattı. O sırada, 2007’nin sonundan itibaren 1.6 milyon iş kaybı yaşanmıştı ve kiracı talebi yalnızca 61,000 birimle sınırlı kaldı. Bu, 2008’de teslim edilen 176,000 birimin yaklaşık üçte biriydi. 50 büyük metropolün 20’sinde, konut talebi negatif hale geldi; yani daha fazla birim boşaldı. Ulusal doluluk oranı %93.7’ye düştü.
Yatırımcıların Geri Çekilmesi
Bu zorlu dönemde, yatırımcılar da geri adım attı. Yıllık işlem hacmi 60 milyar dolara düşerken, kap oranları %6.63 seviyesine geriledi. Federal Rezerv, bu dönemde faiz oranlarını %2 seviyesinde tutuyordu; ancak Aralık 2008 itibarıyla bu oran neredeyse sıfıra inmişti.
İkinci Trilyon: 2017’de Hızla Büyüyen Pazar
2017 yılının Eylül ayında ulusal borç 20 trilyon doları aştı. Bu süre zarfında ekonomik toparlanma hızlandı ve geliştiriciler yoğun bir şekilde konut inşaatına odaklandılar. 2017’nin 3. çeyreğinde, yaklaşık 326,000 konut birimi teslim edildi; bu, 2008 seviyesinin neredeyse iki katıydı. Ayrıca, inşaat aşamasında 586,000 birim daha bulunuyordu.
Kira Talebi ve Doluluk Oranı
Kiracılar, yeni inşa edilen birimlerin çoğunu 280,000 adetle absorbe ederek doluluk oranını sağlıklı bir %95 seviyesinde tuttu.



